Karşıyaka'nın Bandırma deplasmanındaki basketbol maçına giderken bir dinlenme tesisinin olduğu mevkiide mevzu yaşanıyor ama benzinlikte çalışanlar da olaya müdahil oluyor.Benzinlikten birisi pompalı tüfek ile ateş açıyor ve Özgür Soylu kardeşimiz hayatını kaybediyor ne yazık ki.
Başta Karşıyaka Tribünleri olmak üzere Türk Tribünlerinin başı saolsun.
16 Kasım 2008 Pazar
8 Kasım 2008 Cumartesi
Sergio Aguero

İsmini ilk duyduğumda İndependiente takımında 4 yıl oynadıktan sonra Avrupanın birçok dev klübünün transfer listesindeydi.Herkez B.Münich alacak diye beklerken A.Madrid klübüne imzayı attı Aguero.02.06.1988 doğumlu olmasına rağmen o yaşta Avrupanın dev klüplerinin peşinden koşması ilgimi çekmişti.İnternetin nimetlerinden faydalanarak daldık videolarını izlemeye.Gerçekten de kumaşı iyi bir golcü idi.İlk çıktığı Avrupa kupası maçı Erciyesspor ile İspanyada oynanan maçtı.Oyuna sonradan girmesine rağmen müthiş şeyler yapmıştı o maçta.
Bu sezon Aguero fırtınası Şampiyonlar liginde esmeye devam ediyor.PSV deplasmanında ilk Şampiyonlar ligi maçına çıkıp 2 gol attı kendileri.Futbolun güzelliklerini bize izletmeye devam ediyor.
A.Madrid 22 milyon Euro karşılığında aldı onu.Ülkemiz futbolunda bu sezon patlayan transferlere verilen ücretlere bakınca insanın canı acıyor gerçekten.
2007 Toronto'da turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmişti Aguero ve böyle devam ederse daha birçok ödül onu bekliyor önümüzdeki yıllarda.
Bu arada ''Kun'' Aguero henüz 15 yaşında iken Arjantin liginde forma giyerek bir rekor kırmıştır.
Milli Takımın gelecekteki defansının sigortası;Eren Güngör

3 sezondur takip ediyorum Eren'i.Emin olun ki Türk futbolu için gelecekteki en büyük yıldızlardan birisi olacak.Aslında tribünde oturduğum sıradan bir maçtı onu ilk gördüğüm maç.Ama biraz dikkatli izleyince ilgimi çekti.Türkiye'de defans oyuncuları fazla dikkat ile izlenmez.Ama Eren benim dikkatimi çekmişti.Sonraları her hafta izlemeye başladım.Tabii ki Tv maçlarını verdiğinde izliyordum ama Tv maçlarını vermiyorsa da kadrolara bakıyordum,yani bir şekilde onu takip ediyordum.
Bu sezon başı Altay macerasını noktalayıp Kayserispor ile nikah kıydığını duyunca sevindim açıkcası.Kendisini daha fazla gösterecekti böylece.Yaşı çok genç Eren'in.Ümit Milli takımımızda da banko oynuyor.Ama o yaşta o soğukkanlılık,o tecrübe.. daha ne saysam ki.Muhakkak izlenesi bir genç yetenek.Cannavaro,Nesta sınıfı bir oyuncu.Gelecekte Milli takımımızın bankosu olacağından hiç şüphem yok.
Sakın bu yoldan sapma Eren.Sen bile lazımsın.
Onlar Antalya'yı çok sevmişti; Dziewicki-Bieniuk.

Yılmaz Vural ile yıllar sonra süper lig heyacanı yaşayacağımız 3 sezon öncesine gidelim hep beraber.Takım süper lige çıkınca yabancı transferlerimiz büyük bir merak ile bekleniyor.Bir gün haber geliyor;Polonya'nın Amica takımında yanyana oynayan iki Polonyalı ile anlaşmışız.Sıradan bir takım Amica.Tabii ki insanın içinde şüpheler oluşuyor.Ligin ilk maçında Polonyalı ikiz kulelerimiz sahaya çıkıyorlar.Upuzun boyları,ikisi de defansın göbeğinde oynuyor.Yıllarca zaten hep yanyana oynamışlar.Yaşları bile aynı.Kardeş gibiler.Ve zaman geçtikçe onlar Antalyayı,Antalyalı onları çok seviyorlar.Oynadıkları 2 sezonda Antalyaspor süper ligden düşüyor.Ama taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanarak düşüyor.Süper lig tarihinin en az gol yiyerek düşen takımı oluyor.Herkes bekliyor ki süper ligden düşünce Polonyalı ikiz kuleler Antalyayı bırakacak.Zaten süper ligde yabancı transferlerin çoğunun sözleşmesinde ''Küme düşer ise serbest kalır'' maddesi bulunur.Neyse; Polonyalılar bırakmıyorlar Antalya'yı.Bank Asya ligine nasıl düşüldü ise o sezonun sonunda süper lige çıkılıyor ve herşey bundan sonra başlıyor.Antalyaspor tarihinin süper ligde en parlak dönemini yaşadığı yıl teknik direktör olan Jarabinsky ile anlaşılıyor.Etraftan duyduklarımız Çek hocanın Polonyalılara ırkçılık yaparak kadroya almadığı yönünde.7 hafta galibiyet alamayan Antalyaspor bir hafta içi Polonyalı oyuncuların klubü bıraktığı haberi ile sallanıyor.Öyle ya; bu defans 3 yıldır Türkiye profesyonel liglerinin en az gol yiyen 3. takımı durumunda idi maç başına 0.95 gol ortalaması ile.Bu haber ile Antalya gerçekten çok üzüldü.İdmanlarda konuştuğum bu iki Polonyalı ''Artık memleketlerinin burası olduğunu,burayı çok sevdiklerini'' her zaman diler getiriyorlardı.Taraftar bile onlar için Polonya bayrağı açıyordu her maç.Bu iki oyuncu ne kadar Polonyalı iseler o kadar Antalyalı olmuşlar ve bu şehir ile özdeşleşmişlerdi.Bu iki oyuncu Süper ligin her takımında oynayabilecek potansiyele sahipti.Her şeyden önce de işlerine kendilerini veriyorlardı.
Evet;Antalya şehiri ile özdeşleşen bu iki oyuncu artık Antalya'da değiller ne yazık ki.Ama bilinen bir şey var ki Antalya onları çok seviyor.Bundan sonra yolları hangi ülkenin hangi takımına düşerse düşsün bilsinler ki bu şehir onları asla unutmayacak.Dziewicki ve Bieniuk kısaca Palmer ve Milan; Yollarınız açık olsun,ömür boyunca başarılar.Sizi asla unutmayacağız ve şunu bilin ki bu Şehirin kapısı size her zaman açık.Sizi çok seviyoruz...
6 Kasım 2008 Perşembe
Bundesliga'yı altüst eden kasırga;TSG Hoffenheim!
1990-1991 Sezonu başlarken Almanya 8. Amatör kümede ilk santrasını yapıyordu Hoffenheim takımı.Aslında Hoffenheim,sadece 3000 kişinin yaşadığı bir kasaba. Baden-württemberg eyaleti’nde rhein-neckar mıntıkası’na bağlı bulunmaktalar.Kasabanın takımı TSG Hoffenheim aslında bir cemiyet olarak kurulmuş.TSG'nin açılımı;turn- und sportgemeinschaft 1899 hoffenheim.Yani ''Hoffenheim hareket ve spor cemiyeti'' anlamında.Takımın başkanı Dietmar Hopp bu sezon takıma ciddi yatırımlar yaptı ve şu ana kadar da beklediklerini almış görünüyor. Takım lider,önüne geleni deviriyor,bunlardan da öte çok güzel futbol oynuyorlar.
Dietmar Hoop,bu kasabada doğmuş,daha sonra genç takımında oynamış ve gün olmuş devran dönmüş Avrupanın en büyük yazılım şirketinin sahibi olmuş.Doğup büyüdüğü kasabayı ve futbol takımını da unutmamış ve 5000 Dolar yardım ile başlamış. Ve gün olmuş devran yine dönmüş takım Bundesliga'da lider konuma gelmiş. 3000 nüfuslu kasabaya 30000 nüfuslu stad yaptırmaya başladığında herkes gülmeye başlar kendisine.Bundesliga maçları oynanmaya başlar ve Hoffenheim takımı bırakın 30000 kişinin izlemesini,13000 kombine bilet satar.
Bahis oynadığım için 4 sezondur takip ediyordum Hoffenheim'i. 3 sezon önce yakın çevremdeki arkadaşlarıma ''Öyle bir takım geliyor ki 3 sezon sonra Bundesliga'yı sallayacak'' dediğimde gülüp geçmişlerdi. Şu ana dek söylediklerimde haklı çıktım gibi.Saolsun Hoffenheim takımı da bana ciddi paralar kazandırdı.
Bundesliga'da izlediğim takımlar arasında şu ana dek Leverkursen ve Hoffenheim ciddi anlamda müthiş futbol oynuyorlar.Tabii ki lig uzun soluklu bir yarış ama böyle oynamaya devam ederlerse Hoffenheim takımı ligin sonuna kadar şampiyonluğu kovalar.
Siz ne dersiniz? Kasırga bu sezon da Bundesligayı sallarmı?
Richard Kingson

Her zaman sevmişimdir atletik hareketler yapan kalecileri. Kingson'da onlardan birisi.Bir dönem (Hatta uzun bir dönem) ülkemizde de forma giymiş olan Kingson bu sezon Birmingham ile biten sözleşmesini uzatmayarak Wigan takımına transfer oldu.
1998 yılında Türk vatandaşı oldu Kingson.Bana göre oldukça iyi bir kaleci olmasına rağmen Sakaryaspor,Antalyaspor ve Elazığspor ile küme düşme üzüntüsü yaşamıştır. Ankaraspor ile başlayacak olan yeni sezon macerası öncesinde askerlik sorunu çıktığı için Ankaraspor anlaşmasını feshetmişti.O günden sonra da Kingson yelkenleri Avrupaya doğru açtı.
Ne diyelim; yolu açık olsun Kingson'un.
Bu arada büyük çoğunluk Kingston diye bilir ama doğrusu Kingson'dur.UEFA ve FIFA resmi sitelerinin yalancısıyım..
Ferguson+M.United+İstikrar+22 yıl=BAŞARI..

Evet,tam bugünden 22 yıl önce Manchester United teknik direktörü oldu Alex Ferguson.O güne kadar tek başarısı sadece memleketi İskoçya'da Rangers,Celtic takımlarının arasında süren rekabete Aberdeen takımını dahil etmek olmuştu. Ve o Aberdeen takımı tarihinin en güzel günlerini Ferguson ile yaşamıştı.
Acaba her iki taraf için de 22 yıl önce bugünleri böyle yaşayacaklarını söyleseler inanırlarmıydı.Bir tarafta tecrübesi fazla olmayan bir Teknik direktör diğer tarafta İngiliz futbolunu Efsane Liverpool'un tekelinden çıkarmaya çalışan Manchester Unıted.
Sakin göründüğüne bakmayın Beckham gibi birisinin kafasına attığı krampon ile gündeme gelmişliği vardır.Hatta bu olayı yalanlayarak ''Eğer ben Beckham'ın kafasına krampon fırlatsaydım,şu an sahada frikikleri Beckham kullanıyor olamazdı'' diyerek hem ''yapmadım'' diyor hem de Beckham'a giderin kralını yapıyordu.
Dile kolay; tam 22 yıl olmuş bu efsane başlayalı.Ferguson'un Manu'ya verdikleri,Manu'nun Ferguson'a verdikleri asla yadsınamaz. Ferguson'un Manu'dan ne götürdüğünü bilemeyeceğim.Zira yok denecek kadar azdır ama yukarıdaki fotoya bakılırsa Manu,Ferguson amcadan bayağı şeyler götürmüş.
5 Kasım 2008 Çarşamba
İngiliz futbolu & Dünya futbolu

Dun Emirates'de Arsenal Fenerbahce macinda son dakikalara girilirken birsey dikkatimi cekti.Biliyorsunuz Premier ligde mac oynanirken bir oyuncu sakatlanip yerde yatarsa topu disari atmak kart ile cezalandiriliyor. Dun aksam macin son dakikalarina girilirken Gokhan Gonul sakatlanip yerde kaldi. Ingiliz oyuncular Premier ligde alistiklari gibi oyuna devam ettiler ve Fenerbahce kalesi buyuk bir tehlike atlatti. Hali ile Fenerbahce'li oyuncular Arsenal'li oyunculara tepki verdiler. Tabii biz de Tv basinda tepki verdik. Iste Ingiliz futbolu ve Dunya futbolunu ayiran etkenlerden ufacik bir demet...
Yılmaz Vural

Seviyorum Yilmaz hocayi.Oncelikle belirteyim Antalyaspor taraftariyim.Bizi 2 sezon once dusurdu ama oynattigi futbolu,yildizi olmayan takimi nasil kurguladigini hicbir zaman unutmayacagim. Kendisi, bilindigi uzere hirsli ve oldukca renkli bir kisilik.Son vukuati da Korfeze oldukca agir darbe vurdu bence.
3 mac ceza almisti Korfezin basinda. Ankaragucu macinin devre arasinda tribunden talimat yolladigi icin 7 maca cikarilmis cezasi.Ustune ustluk paralari odenmedigi icin giden Sirp oyuncularin konusu da gundeme bomba gibi dusmusken bir de 120000 Ytl. para cezasi geldi Kocaelispora. Korfez'de kara bulutlar dolasiyor su gunlerde. Ama Yilmaz Hocaya biraz daha dayanabilirlerse Korfez'de bulutlari dagitmaya baslayacagindan eminim. Yolun acik olsun Yilmaz hoca,Yolun acik olsun Korfez...
Arsenal-Fenerbahçe Bölüm 2

Futbol maçları 90 dakika oynanıyor.Maçların özellikle ilk 10 dakikalık bölümlerinin,maçın tamamına psikolojik yönden etki ettiğini düşünürüm. İlginç istatistikler vardı bu gece Emirates'te.Maçın ilk 10 dakikalık bölümünde Arsenal'in topla oynama yüzdesi % 87!!! Fenerbahçe'nin şu anda,Şampiyonlar liginin de tarihinde en fazla maç yapanların başında gelen ve bu lig için bir tecrübe abidesi olan Roberto Carlos'un pas yüzdesi ise % 52.Yani üstad nerede ise yaptığı pasların yarısında top kaybı yapmış.
Fenerbahçe ilk tehlikesini maçın 36. dakikasında gerçekleştirdi.Ve bu tehlikeden önce en az 20 pas yaptılar.
Arsenal bence Dünyanın en iyi pas yapan takımı.Bu takımdan (Pardon bu çocuklardan) deplasmanda alınan 1 puan belki de Fenerbahçe'ye Uefa kupasında yola devam edip kendi stadında kupa finali yolu açmıştır.Ne dersiniz?
Dede ise eğer Arsenal deplasmanından aldığı 1 puan için kredisinin fazlalaştığını düşünüyorsa bence çok yanılıyor.Hafta sonu oynanacak olan maçın anlamını umarım yakınındakiler anlatırlar ona.
Gecenin sonunda Fenerbahçe için umutlar devam ediyordu...
Arsenal-Fenerbahçe Bölüm 1

Yazıma başmadan önce belirteyim ki bir de maçtan sonra ''Bölüm iki'' adı altında maç sonu ile ilgili bir yazı yazacağım.
Yaklaşık olarak maçın oynanmasına 30 dakika kaldı. Her iki takımda da önemli eksikler var.Lakin Arsenal takımı bu eksiklerin yerini doldurabilir.Kadroları rotasyon konusunda bayağı iyi görünüyor.Ama Fenerbahçe için aynı şeyler sözkonusu değil bence.Bir Alex Fenerbahçe takımının yarısı desek yeridir.Bakalım Alex'in olmadığı bir Fenerbahçe neler yapabiliyor.İşin tabii ki bir de ''Yola devam'' tarafı var ki,Fenerbahçe eğer bu maçı yenilirse Uefa kupasında yola devam etme olasılığı mucizelere kalabilir.
Şu an için kadrolar açıklandı.Fenerbahçe kanatlardan Uğur Boral ve Kazım'ın desteği ile Semih ve Guiza'dan gol arayacak.Arsenal'in kadrosuna bakıyorum da gerçekten sürpriz bir kadro bana göre.Sürekli Arsenal'i takip eden birisi için oldukça genç bir takım olduğunu söyleyebiliriz.
Aragones için de bir hayli ters bir zamana geldi bu maç.Öncesinde bir Eskişehir beraberliği (ki o güne kadar da lig hiç iyi gitmiyordu) ve hemen Arsenal maçı sonrası Kadıköy'de Galatasaray maçı. İki maçta alınacak kötü bir sonuç sanırım Dede'ye İspanya yollarını gösterir.
Evet maçın başlamasına kalmış 15 dakika.İçeceklerimizi,yiyeceklerimizi alalım geçelim Tv başına ve bu güzel oyunun zevkine bırakalım kendimizi.Maçtan sonra görüşmek üzere.
Başarılar Fenerbahçe...
Şifresiz Şampiyonlar ligi maçları hangi tv'de

Şampiyonlar Ligi Tv Yayınları
Bugün oynanacak Şampiyonlar ligi maçlarının hangi kanallardan şifresiz verileceğine dair bilgi buldum paylaşalım istedim.Buyrun efendim;
21:45 Arsenal - Fenerbahçe (ANS TV)
21:45 Celtic - Manchester United (Arryadia 2)
21:45 Real Madrid - Juventus (Rustavi 2)
Bu arada DSmart'ı olanlar için kanal 77'de Futbolsmart kanalında müthiş bir yayın akışı oluyor Şampiyonlar ligi akşamları.Tavsiye ederim.Mesela hangi stadda gol oluyorsa o an gösterdiği maçtan hemen kopuyorlar ve gol olan stada yollanıyorlar.Hani TRT radyosunda maç dinlerken bir anda canlı yayın yapılan Bursa'dan Trabzon'a giderler ya,işte aynen öyle.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)