
Yılmaz Vural ile yıllar sonra süper lig heyacanı yaşayacağımız 3 sezon öncesine gidelim hep beraber.Takım süper lige çıkınca yabancı transferlerimiz büyük bir merak ile bekleniyor.Bir gün haber geliyor;Polonya'nın Amica takımında yanyana oynayan iki Polonyalı ile anlaşmışız.Sıradan bir takım Amica.Tabii ki insanın içinde şüpheler oluşuyor.Ligin ilk maçında Polonyalı ikiz kulelerimiz sahaya çıkıyorlar.Upuzun boyları,ikisi de defansın göbeğinde oynuyor.Yıllarca zaten hep yanyana oynamışlar.Yaşları bile aynı.Kardeş gibiler.Ve zaman geçtikçe onlar Antalyayı,Antalyalı onları çok seviyorlar.Oynadıkları 2 sezonda Antalyaspor süper ligden düşüyor.Ama taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanarak düşüyor.Süper lig tarihinin en az gol yiyerek düşen takımı oluyor.Herkes bekliyor ki süper ligden düşünce Polonyalı ikiz kuleler Antalyayı bırakacak.Zaten süper ligde yabancı transferlerin çoğunun sözleşmesinde ''Küme düşer ise serbest kalır'' maddesi bulunur.Neyse; Polonyalılar bırakmıyorlar Antalya'yı.Bank Asya ligine nasıl düşüldü ise o sezonun sonunda süper lige çıkılıyor ve herşey bundan sonra başlıyor.Antalyaspor tarihinin süper ligde en parlak dönemini yaşadığı yıl teknik direktör olan Jarabinsky ile anlaşılıyor.Etraftan duyduklarımız Çek hocanın Polonyalılara ırkçılık yaparak kadroya almadığı yönünde.7 hafta galibiyet alamayan Antalyaspor bir hafta içi Polonyalı oyuncuların klubü bıraktığı haberi ile sallanıyor.Öyle ya; bu defans 3 yıldır Türkiye profesyonel liglerinin en az gol yiyen 3. takımı durumunda idi maç başına 0.95 gol ortalaması ile.Bu haber ile Antalya gerçekten çok üzüldü.İdmanlarda konuştuğum bu iki Polonyalı ''Artık memleketlerinin burası olduğunu,burayı çok sevdiklerini'' her zaman diler getiriyorlardı.Taraftar bile onlar için Polonya bayrağı açıyordu her maç.Bu iki oyuncu ne kadar Polonyalı iseler o kadar Antalyalı olmuşlar ve bu şehir ile özdeşleşmişlerdi.Bu iki oyuncu Süper ligin her takımında oynayabilecek potansiyele sahipti.Her şeyden önce de işlerine kendilerini veriyorlardı.
Evet;Antalya şehiri ile özdeşleşen bu iki oyuncu artık Antalya'da değiller ne yazık ki.Ama bilinen bir şey var ki Antalya onları çok seviyor.Bundan sonra yolları hangi ülkenin hangi takımına düşerse düşsün bilsinler ki bu şehir onları asla unutmayacak.Dziewicki ve Bieniuk kısaca Palmer ve Milan; Yollarınız açık olsun,ömür boyunca başarılar.Sizi asla unutmayacağız ve şunu bilin ki bu Şehirin kapısı size her zaman açık.Sizi çok seviyoruz...
1 yorum:
bizde onlari sevdik ama ne yaziki kronik teknikdirektor yonetici arasinda kaldilar kimse onlarin feryadini duymadi
Yorum Gönder